YÜRÜYÜŞ BİR LÜTUFMUŞ !

18 Haz 2017

Bugün “Adalet” yürüyüşünün 4.ncü günü.

Rahmetli Süleyman Demirel’in dediği gibi “Yürümekle yollar aşınmıyor” ama,

Bu yürüyüşlerden rahatsız olanlar var.

Rahatsız olanların başında Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı, yani partili ve taraflı olan sayın Erdoğan var.

Hukuk düzenini, anayasayı korumak ve kollamakla birinci derecede sorumlu olan bu kişi bakın o yürüyüş hakkında dün neler söylemiş?

*

Anayasamızın 138.nci maddesini bir kez daha hatırlatarak;

“Yürüyüşünüz size hükumetin bir inceliği bir lütfudur”

Bu açıklaması kesmemiş olmalı ki,

“Yargı sizi de davet ederse şaşırmayın” da demiş.

*

Gelin yorumlayalım bu cümlecikleri.

Cümleler kısa ve öz.

Hükumetin inceliği ve lütfu!?

Yanisi şu;  “Bak yürüyorsan ben müsaade ettiğim için yürüyorsun. İstesem polisimi gazıyla TOMA’sıyla, copuyla üzerine salardım ama sana kıyak yapıyorum…”

Hükumetin başının 138.nci maddesini okumasını tavsiye ettiği Kılıçdaroğluna inceden bir gönderme!

138.nci madde “Yargının bağımsızlığı” üzerine. Hiçbir zümre, kişi, siyasi otoritenin yargıya baskı yapamayacağını anlatan bir madde.

Ama “Lütuf” dokundurması “Eyy yargı ben senin de önündeyim” demek..

O kısacık cümleler  “Yargı değil ben müsaade ettiğim incelik lütuf gösterdiğim için yürüyorsun” anlamında 138.nci maddeyi ayaklar altına alan  bir tehdit  cümlesi..

*

Şimdi anayasamızın 138.nci maddesini hatırlatan muhterem zata o anayasada sadece 138.nci madde olmadığını hatırlatmakta fayda var.

Mesela; “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri” başlıklı 33/B ve yeni haliyle 34 madde.

Bakın o madde ne diyor?

“Herkes önceden izin almadan , silahsız ve saldırısız toplantı, gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir”

CHP bu hakkı kullanıyor…

Anayasanın verdiği hakkı kullanmayı  hükumetin lütfuymuş gibi gösterenlere kapak olsun bu madde!

*

Ya , “Yargı sizi de davet ederse şaşırmayın” cümlesi?

“Böyle bir ortamda şaşırır mısınız?”

Elbette hayır!

Devam edelim o halde.

“Yargıya üzeri örtülü bir talimat, emir , görev verme anlamında bir başka dehşet”

Adalet yürüyüşü neden yapılıyor?

“Yargı alanındaki eşitsizliklere , baskılara dikkati çekmek , yargıyı siyasi otoritenin vesayetinden kurtarmak herkese eşit yaklaşılmasını sağlamak için”

“Eşitlik” deyince gelin sizlerle anayasamızın “Kanun önünde eşitlik” maddesi olan 10.ncu maddeyi paylaşayım.

Madde 10; “Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür”

Sorayım o zaman;

Vesayet altındaki yargının olduğu ortamda kişilerin böyle  özgürlüklerinin olduğunu söyleyebilmek mümkün müdür?

Devlet anayasamızda bahsedilen eşitliğin yaşama geçirilmesinde başarılı mıdır?

Sizler bu sorulara cevap arayadurun ben devam edeyim.

Anayasamız böyle derken, “Sabahın köründe kapınız çalarsa bilin ki sütçü değildir” anlamında “ Bakın dikkat  edin yürümeye devam ederseniz bir sabah alınırsınız” tehdidi de ne?

Hukuksuzluk, adalet, yargı tanımama, korku salma!

“Yasama, Yürütme ve Yargı” gibi üç erki kendi kontrolünde tutma..

Fren ve denge mekanizmasını tarumar etme..

Be birader CHP işte bunlar için yürüyor!

*

Bugün “Adalet arayışının” değil ,o lütfun 4.ncü günü!

Bu tür söylemlere geçildiğine göre,

Bakalım daha kaç gün lütfedilecek?

Kaçıncı sabah kapılar çalacak?